28 Kasım 2021 TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 358.274
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 23.759
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 192
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 25.103
Dünya

Bu kasabada ölmek kanunen yasak!

Norveç‘te bulunan Longyearbyen kasabasında kanunen ölmek yasak. Mezarlığa yeni cenaze alımı da durdurulmuş durumda. Nedeni ise yıllar önce virüs taşıyan bir cenazenin kasabaya salgını yayması ve halkın sağlığını tehdit etmesi…

Bu kasabada ölmek kanunen yasak!

Norveç‘te bulunan Longyearbyen kasabasında kanunen ölmek yasak. Mezarlığa yeni cenaze alımı da durdurulmuş durumda. Nedeni ise yıllar önce virüs taşıyan bir cenazenin kasabaya salgını yayması ve halkın sağlığını tehdit etmesi. İşte Longyearbyen kasabasının ilginç hikayesi.

Ölmenin kanunen yasak olduğu kasaba: Longyearbyen

Kuzeyde 78. paralel üzerindeki Longyarbyön, Norveç’in kuzey sahili ile Kuzey Kutbu arasındaki Svalbard takımadalarından birinin üzerinde. Kasaba, bir dağın eteğindeki rüzgâra korunaklı vadiye inşa edilmiş küçük ahşap evlerden oluşuyor.

Ölmenin kanunen yasak olduğu kasaba: Longyearbyen

1500 nüfuslu kasabada böyle bir uygulamanın detaylarına gelecek olursak, bunun sebebini kasabanın aşırı soğuk olması olarak özetleyebiliriz.

Ölmenin kanunen yasak olduğu kasaba: Longyearbyen

1917’de çıkan bir salgında nüfusun önemli bir kısmının ölmesi yüzünden yapılan araştırmada ise bu virüsün sebebinin 70 yıl önce mezarlığa gömülmüş bir ceset olduğu ortaya çıktı.

Ölmenin kanunen yasak olduğu kasaba: Longyearbyen

Soğuk hava yüzünden deformasyona uğrayamayan cesetler halkı salgın tehlikesiyle baş başa bırakıyordu. Bu sebeple bilim insanları burada defin işlemi gerçekleştirmeyi yasaklamış durumda. Kasabadaki bir diğer garip şeyse 1500 kişi dışında popülasyonun büyük bir kısmını kutup ayılarının oluşturuyor olması.

Ölmenin kanunen yasak olduğu kasaba: Longyearbyen

Buraya gelip de ağır şekilde hastalanma talihsizliğine uğradıysanız, bir uçağa bindiriliyorsunuz ve ömrünüzün son günlerini Norveç’in başka bir yerinde geçiriyorsunuz. Yok, uçağa yetişemediniz ve hastalığa ya da kazaya bu topraklarda kurban gittiyseniz, o zaman da bu topraklara gömülemiyorsunuz.

Ölmenin kanunen yasak olduğu kasaba: Longyearbyen

Longyarbyen’in hikayesiyle ilgili çok ilginç detayları BBC yazarlarında Duncan Bartlett kaleme aldı. Bartlett bölgede yaşayan psikoterapist Kristin Grotting‘in misafiri oldu ve Longyarbyen hakkında ilginç bilgiler edendi. İşte Bartlett‘in Longyarbyön kasabasıyla ilgili izlenimleri.

Ölmenin kanunen yasak olduğu kasaba: Longyearbyen

Kristin Grotting, psikoterapist. Buraya 12 yıl önce yerleşmiş. Açık renk cildi yazları sürekli gökyüzünde parlayan güneşin etkisiyle kızarmış. Kutup bölgesinde, mart ile ekim arası uzun bir tek gün gibi. Güneş hiç batmıyor. Ama hiç bir zaman da pek ısıtmıyor.

Ölmenin kanunen yasak olduğu kasaba: Longyearbyen

Longyarbyön körfezine bakıyoruz beraber. Açıklıyor, eskiden sürekli buz olan bu körfez, artık kış ortasında bile donmuyor. Çevresindeki buzullar da giderek eriyip küçülüyor. Çok değil on yıl kadar önce, kar motosikletleriyle gezdiklerini anlatıyor körfezin üzerinde.

Ölmenin kanunen yasak olduğu kasaba: Longyearbyen

Şimdi bu mümkün olmuyormuş. Küresel ısınma Kristin Grotting’i kaygılandıran tek konu değil. Emekli olduğunda ne yapacağını düşünüyor. Çünkü bu kasabada yaşlılar ve bakıma muhtaç insanlar için hiç bir olanak yokmuş.

Ölmenin kanunen yasak olduğu kasaba: Longyearbyen

Yaşlılar için huzurevi yok ama anaokulu var Longyarbyön kasabasının. Kışları aylar süren karanlık gece boyunca çocuklar yaptıkları kocaman ve sapsarı güneş resimleri ve kabartmalarını asıyorlar pencerelere. Çocukların bazıları psikoterapi kliniğine geliyor. Kristin sürekli kalın kış giysileri içinde dolaşmaktan çocukların kollarını bacaklarını özgürce hareket ettirmeyi öğrenemediklerini anlatıyor. Anaokulunun bahçe duvarı dışında ise çocukları çok daha büyük tehlikeler bekliyor.

Ölmenin kanunen yasak olduğu kasaba: Longyearbyen

Öğretmenler bu yüzden sürekli silah taşıyorlar. Çünkü Longyarbyön 1500 insanın yanı sıra, kutup ayılarının da memleketi. Üniversite birinci sınıfa başlayan her öğrenci, ilköğretim gününde, kutup ayısının nasıl vurulup öldürüleceğini öğreniyor.

Ölmenin kanunen yasak olduğu kasaba: Longyearbyen

İlk tavsiye, “Hayvanın başını vurmak zordur, göğsüne nişan al. Eğer ayıyla karşılaştığında silahın yoksa dikkatini dağıtmak için eldivenlerini çıkarıp uzak bir yere at, belki dikkatini dağıtabilirsin. Eğer ağzını şapırdatır gibi sesler çıkartıyorsa öldürmeye hazırlanıyor demektir.

Ölmenin kanunen yasak olduğu kasaba: Longyearbyen

O zaman, ayıya, Longyarbyön’de ölmenin yasak olduğunu hatırlatmayı dene, bakarsın hukuka saygısı vardır”. Şaka bir yana, Longyarbyön’de bu tehlikeli hayvanları meşru savunma dışında öldürmek kesinlikle yasak.

Ölmenin kanunen yasak olduğu kasaba: Longyearbyen

O durumda bile olayı Svalbard valisine bildirmek gerekiyor. Ziyaretine gittiğim, vali Per Sefland’ın ofisinde içi doldurulmuş koca bir kutup ayısı var. “Vallahi ben vurmadım” diyor. Vali tam tersine, başkent Oslo’da avukatlık yaparken, sırf doğal hayata düşkünlüğü nedeniyle buraya tayinini istemiş.

Ölmenin kanunen yasak olduğu kasaba: Longyearbyen

Sefland’la birlikte kasabanın kızaklarını çeken huski köpeklerini görmeye gidiyoruz. Çalışmadıkları zamanlarda, köpekler körfeze bakan bir merkezde büyük kafesler içinde yaşıyor ve balıkçıların getirdiği fok etleriyle besleniyorlar.

Ölmenin kanunen yasak olduğu kasaba: Longyearbyen

Huskilerin kampının hemen yakınına kutup ördekleri yerleşmiş. Köpeklerin sesinden ürken kutup tilkileri burada onları rahatsız edip yumurtalarını ve yavrularını çalamıyormuş.

Ölmenin kanunen yasak olduğu kasaba: Longyearbyen

Yazlar neyse ama mevsim daha doğrusu gün kışa döndüğünde yaşam daha bir çetinleşiyor bu topraklarda. Bembeyaz, kıpır kıpır ördek kolonisine bakınca, insanlar da kış uykusuna yatabilseydi diyorum, dev bir kuştüyü yorganın sıcaklığına gömülüp.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL